Canlı Tv Depresyon Ask us Hair Styles araba

Charlie Chaplin

Charlie Chaplin

16 Nisan1889‘da Walworth, Londra‘da doğdu. Annesi Hannah ve babası Charles müzikhol oyuncularıydı. Onlarla beraber sahnede büyümüş ve erken yaşta dans edip şarkı söylemesini öğrenmişti. Charlie Chaplin 3 yaşındayken annesi ve babasının boşanmasından sonra annesi ve büyük kardeşi ile Lambert‘de yaşamaya başladı. 1894 yılında 5 yaşındayken annesinin yanında sahnede küçük bir rol almıştı. Ancak ilk önemli rolünü “Eight Lancashire Lads” adlı oyunda aldı.

1900 yılında üvey kardeşi Sydney, Londra Hipodromu‘nda “Cinderella Man” adlı oyunda ona iş buldu. 1903 yılında “Jim: A Romance of Cockayne“, 1906 yılında ise ilk düzenli rolü olan “Sherlock Holmes“da gazeteci çocuğu oynadı. Babası ile ilişkileri kısıtlıydı. Alkolik olan babası Charlie 12 yaşındayken öldü. Babasının ölümü ve annesinin şizofreniden dolayı akıl hastanesine yatırılmasından dolayı yetimhaneye verildi. Çocukluğu yetimhanede ve yatılı okullarda geçti.

Oynadığı bu küçük rollerden sonra 1908 yılında Fred Karno‘nun vodvil topluluğuna katıldı. Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan ve şarkilara yer verilen hafif güldürülerde rol aldı. 1910 ile 1912 yılları arasında Karno’nun Amerika turnesinde katıldı. Karno Topluluğunda iken daha sonra Stan Laurel olarak tanınacak Artur Stanley Jefferson ile tanıştı. Amerika turnesinde Chaplin’nin oda arkadaşıydı ancak daha sonra Stan İngiltere’ye döndü, Chaplin ise Amerika’da kaldı.

Amerika’daki gösterileri sırasında Keystone Film Şirketi‘nde yapımcı olan Mack Sennett tarafından keşfedildi. 2 Şubat1914 tarihinde “Making A Living” adlı komedide rol alması için teklif geldi. Aynı yıl “Kid Auto Races at Venice” adlı filmde rol aldı. Bu filmde bol pantolonlu, melon şapkalı, büyük ayakkabılı, bastonlu sakar bir tip olan “Şarlo” tiplemesini yarattı. Bu yıllarda içinde “Caught in a Cabaret“, “Caught in the Rain“, “The Face on the Bar-Room Floor” ve “His Trysting Place“in de bulunduğu 34 kısa film çekti. Bu sessiz filmlerle hareket komedisinde gelişme imkanı buldu.

Mack Sennett’ın yardımıyla girdiği Keystone Film Şirketi’nde haftalık 150 dolara çalışıyordu. Ancak filmlerinin başarısına kıyasla bu ücret hafif kalıyordu. Bu şirketten ayrılarak Essanay Şirketi‘ne geçti. Kardeşi Sydney, İngiltere’den ayrılarak Amerika’ya gelmişti. Keystone’da ona iş buldu. Ertesi yıl daha yüksek bir ücretle Mutual Film Şirketi ile 12 film için anlaşma imzaladı. Bu filmler “The Floorwalker“, “The Fireman“, “The Vagabond“, “One A.M.“,”the-count”, “The Pawnshop“, “Behind the Screen“, “The Rink“, “Easy Street“, “The Cure“, “The Immigrant” ve “The Adventurer” idi. 1917 yılına geldiğinde kendi şirketini kurup bağımsız filmler yapmayı planlıyordu. Hollywood‘da La Brea Avanue isimli bölgede şirketini kurmak için arazi almayı planlıyordu. 1918 yılının başlarında First National Exhibitors Sirki ile anlaşarak ilk adımı attı. Yapımcılığını üstlendiği ilk filmi “A Dog’s Life“ı çekti. Ardından “The Bond” ve “Shoulder Arms” adlı savaş komedilerini çekti. Bu filmler ile Chaplin’nin popüleritesi artmıştı. 1919 yılında “Sunnyside” ve “A Day’s Pleasure“ı çekti.

1919′da Mary Pickford, Dougles Fairbanks ve D.W Griffith ile United Artists Şirketi‘ne ortak oldu. Şirket oyunculara ve emeği geçenlere adil bir şekilde ücretlerinin ödenmesini öngörüyordu. Oyuncuların çalışan olarak yer aldığı bu şirkette, ücretler yöneticiler ile oyuncular arasında paylaştırılıyor ve oyuncuların hakları gözetiliyordu. Kendi finansmanına sahipti. Böylece Hollywood’da bugünkü tarzda ilk film şirketi kurulmuş oldu.

Charlie Chaplin, United Artist’deki işine rağmen First National Şirketi’yle anlaşmasını yenilemek durumundaydı. Böylece 1921 yılında 6 filmlik bir anlaşma imzaladı. İlk çektiği film olan “The Idle Class“da sinema dünyasının en ünlü çocuk oyuncularından olan Jackie Coogen ile çalıştı. Aynı yıl Londra, Paris ve Berlin‘i de içine alan bir Avrupa turu yaptı.

Bu gezisinden sonra Amerika’ya döndüğünde United Artist’deki işine aktif olarak dönebildi. Bazı düzenlemeler yapıldıktan sonra içinde “Woman İn Paris“(1923), “Gold Rush“(1925), “Circus“(1928), “City Lights“(1931), “Modern Times“(1936) ve “The Great Dictator“(1940) adlı filmleri çekti. “City Lights” ve “Modern Times”ın çekildiği dönem sesli filmin ilk dönemleriydi. Sessiz film mantığı ile çekilen bu filmlerde sadece ekektler ve müzik kullanılmıştı. Bu filmlerde özgürce çalışma imkanı bulduğundan kendi tarzını açıkça ortaya koyabilmişti. Filmlerde siyasi ve toplumsal göndermeler bulunmaktaydı. Avrupa’nın içinde bulunduğu durumu gözlemlemiş ve filmlerinde bunu eleştirmişti. Halk tarafından filmler beğenilmesine karşılık Amerika vatandaşı olmayı reddetmesinden dolayı karalama çalışmaları sürmekteydi. Yaptığı evlikler ile de dikkat çekmişti. Çok genç yaşta olan eşleri ve hakkında açılan babalık davası gündemi meşgul etmekteydi. “Gold Rush” filminde komünizm propagandası yapıldığı gerekçesiyle Amerika’ya girişi yasaklandı. Bunun üzerine karısı ve çocuklarıyla İsviçre‘ye yerleşti.

1947‘de “Monseiur Verdoux” ve 1952‘de “Limelight” adlı filmeri çekti. Ardından Amerika’yı ve yaşam tarzını eleştirdiği “A King in New York” adlı filmi çekti. 1966 yılında ise başrollerinde Marlon Brando ve Sophia Loren‘nin oynadığı, kendisinin de hem oynayıp hem yönettiği “A Countess From Hong Kong“u çekti. Ölümünden önce müzik, spor ve yazarlıkla uğraşıyordu. “My Trip Road“, “A Comedian Sees The World“, “My Autobiography” ve “My Life in Pictures” adlı kitapları yazdı. Solak olmasın karşın büyük bir kolaylıkla keman ve çello çalıyordu. Bunun yanında filmlerinde geçen bazı şarkıların compozitörlüğünü yapmıştı. Bu şarkılar, “Sing a Song“, “With You Dear in Bombay“, “There’s Always One You Can’t Forget“, “Smile“, “Eternally” ve “You are My Song” idi. 1929 yılında ilk kez düzenlenen Oscar Ödülleri’nde “The Circus” filmiyle “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Komedi Filmi Yönetmeni” dallarında adaydı ancak ödülü vericek komite ona özel ödül vermeye karar verdiler. Böylece ilk “Oscar” Ödülü bu oldu. 1972 yılında ise ikinci kez aldığı “Onur Ödülü”nde ise sahneye çıktığında 5 dakika süresince ayakta alkışlandı. Bunların dışında “Monseiur Verdoux”, “City Lights” ve “Limelight” ile başka Oscar Ödülleri de aldı.

25 Aralık1977‘de 88 yaşında iken uykusunda öldü. Ölümünden sonra 1 Mart1978‘de vücudu Polonyalı ve Bulgar bir grup tarafından ailesine şantaj yapmak amacıyla çalındı. Olaydan 11 hafta sonra bu kişiler yakalandı ve Chaplin’nin vücudu mezarına yerleştirildi.

27 Ekim 2011
Okunma
bosluk
hayatı Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam